ANASAYFA ANKETLER SOHBET
ODALARI
FORUMLAR MAKALELER SIK
SORULANLAR
SÖZLÜK ZİYARETÇİ
DEFTERİ
HAKKIMIZDA


Anasayfam Yap
Arkadaşıma Öner
Favorilerime Ekle
Bilgilendirme Konumarı ve Merak Ettikleriniz
Sosyal Fobi
Sosyal Fobi Özellikleri
Sosyal Fobi Başlama Yaşı
Sosyal Fobi ve Kaygı Oluşturan Durumlar
Sosyal Fobi ve İlaç Kullanımı
Sosyal Fobi Tedavisi
Sosyal Fobi Olumlu Düşüncenin Önemi
Sosyal Fobi ile Mücadele
Sosyal Fobi ve Kaçınma
Soyal Fobi İçin Öneriler
Sosyal Fobi ve Öğrenilmiş Çaresizlik
Sosyal Fobi ve Otorite
Sosya Fobiklerde Depresyon
Sosyal Fobiklerde Panik Bozukluk
Sosyal Fobi - Alkol & Madde Kullanımı
Sosyal Fobi ve Çocuk
Soyal Fobi ve Ergen
Sosyal fobik endişe anında neden kilitlenir
Sosyal Fobiklerde Karşı Cins İle İlişki
Risk Almak ve Hata Yapmak
Sosyal Fobi Günlük Yaşamda Hangi Sorunlara Yol Açabilir?
Sosyal Fobi ve Güvenli Davranış
 
 

Dost Linkler
Psikolojik Sorunlar ve Online Paylaşım Portalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum Portalı
Gebelik Rehberi ve Sanal Gebelik Takibi
Vajinismus Çaresiz Değildir
En Detaylı Cinsel Sorunlar Portalı
Tüm linkler
 


Sosyal fobik endişe anında neden kilitlenir

Bir sosyal fobiğe “Konuşmak mı daha zor, yoksa dinlemek mi?” diye sorsanız genellikle alacağınız cevap “Her ikisi de” olacaktır. Sosyal fobikler konuşmacı konumundaysalar hata yapma kaygısını duyarlar, dinleyici konumundaysalar da “Ya, bana bir şey sorulursa?” diye sürekli heyecanlanarak beklerler. Bir başkasının gözünün içine bakarak dinlemek de konuşmak kadar önemlidir. Bir diyaloğun etkili ve verimli olması için dinleyen ve anlatanın tam bir etkileşim içinde olması gerekir. Eğer dinleyen kişi heyecanını, kaygısını kontrol etmek için bambaşka bir noktaya kilitlenmişse diğer olayları gözden kaçırabilir. Ancak heyecanını kontrol altına alabilirse olayları gözden kaçırmaz. Bu, endişe nedeniyle yaşanan dikkat dağınıklığı ve konsantrasyon sağlayamama durumudur. Aynı zamanda korkuyu yok etmeye çalışmak ve karşıdaki kişi ya da kişilere fark ettirmemek adına sarf edilen inanılmaz bir çabadır. Konuşmak zaten zordur, kaldı ki dinlemek de sonunda bir şekilde konuşmayı gerektirecektir. O halde, bir sosyal fobiğin aklından geçen, uygun kelimelerle yanlış anlaşılmaya ve eleştiriye mahal bırakmayacak şekilde bir konuşma yapabilmektir. Zaten içinde bulunduğu durumdan mustarip olan kişi konuşma yapacağı endişesiyle daha da çok kaygılanır, doğal olarak dikkatini toplayamaz, unutur ve hata yapar.

Bu tür bir baskı altında beynimizin nasıl işlediğini şu şekilde anlatabiliriz: Stres durumunda sinapslarımızın normal işleyişi bozulur. Stres hormonları dediğimiz adrenalin ve noradrenalin oranı yükselir. Dolayısıyla bir hücreye ulaşan uyarılar bir diğerine geçemez. İşte bu an, bizim hatırlayamadığımız andır, düşüncelerimiz bloke olur. Bu kapanma sadece yüz yüze konuşma esnasında gerçekleşmez. Bazen bir kişinin sesi duyulduğunda da görülebilir. Bu nedenle bazı sosyal fobikler için telefonla konuşmak da zorlayıcıdır. Sanki nefes alıp verirken zorlanır gibi bir halde olan, heyecanlı ve titreyen bir sesle konuşan kişi kendi sesini duydukça daha çok kaygılanır. Bu durumu karşıdaki kişiye aksettirmeme çabası endişe düzeyini daha da yükseltir. Ses titremesine çoğu zaman el titremesi de eşlik eder.

Dinleme ve konuşmanın yanı sıra bazı kişilerin yazı yazarken de elleri titrer ya da terler. Bu da oldukça rahatsız edici bir durumdur. Eğer bu rahatsızlığı yaşayan kişi iş yerinde sorumlu konumdaysa ve sık sık imza atması gerekiyorsa daha da çok zorlanabilir. Elleri titrediği için imzası her seferinde bir başka olur. Böyle bir şikayetle gelen bir hastam vardı. “Öyle kötü ki hiç aynı imzayı atamıyorum. O yüzden kendi imzamın yerine çok basit bir çizgi kullanıyorum ve başkaları fark edecek diye daha da geriliyorum. Bankaya da birkaç imza örneği verdim çünkü bankadakiler imzamı kontrol ettiklerinde imzamın sahte olduğunu düşünüyorlardı” diye kaygısını ve yaşadıklarını özetlemişti. Özellikle bazı sorumlulukları olan kişiler için zor bir durum bu.

Bu tarz şikayetlerin üstesinden gelebilmek için altında yatan nedenlere bakmak gerekir. Nedenler psikoterapi seansları içinde açığa çıkar. Nedenlerin ortaya çıkması ve kişilerin durumu kabul etmesi çözüm için atılmış büyük bir adımdır.

Bazı insanlar da başkalarının önünde yemek yemeleri ya da bir şeyler içmeleri gerektiğinde kaygılanırlar. Pek çok kişi elleri titrediği için bir yere gittiğinde çay, kahve hatta su bile içmekte zorluk çeker. Hiçbir şey içmemek bir noktaya kadar çözüm olarak görülebilir, insan daha sonra kendi başına kaldığında sıvı ihtiyacını karşılayabilir. Ancak bu durum sürekli olduğunda görüşülen kişilerin de dikkatini çeker ve “Neden hiçbir şey içmiyorsun?” diye sorarlar. Bu kez insan daima soruyu savuşturmaya çalışır ve sonu







Arama
 

Site hizmetlerimizden faydalanmak için üye olunuz!

Üye Paneli
E-Posta Adresi :
Şifreniz :
Üye Olmak İstiyorum
Şifremi Unuttum !
 
Site Uzmanlarımız & Danışmanlarımız
Ebru ÖZKARDAŞ
Psikolog
Tunç TATAKER
Uzman Psikolojik Danışman
Eylem AYRANCI
Psikolog
Övül MENGÜLOĞUL
Psikolog
Alev AKDAĞ
Uzman Psikolog
 
Uzmana Sorun
Uzmanlarımız sizlerin sorularını yanıtlıyor...
 
 
Psikolojik Sorunlar
Ankara   : +90 312 221 0507
İstanbul : +90 212 232 1225
İzmir      : +90 232 421 0544
 

 

Mini Anket

Sitemiz Sizce Nasıl?

Çok güzel
Güzel
İdare eder
Geliştirilebilir
Kötü

     
logooo
Anket Sonuçları

Toplum içinde telefonla konuşmak sizde korku/kaygı yaratır mı?

hiç
hafif
orta
şiddetli

     
logooo
Anket Sonuçları

Grup şeklindeki etkinliklere katılmak sizde korku/kaygı yaratır mı?

hiç
hafif
orta
şiddetli

     
logooo
Anket Sonuçları

Topluluk içinde yemek yemek sizde korku/kaygı yaratır mı?

hiç
hafif
orta
şiddetli

     
logooo
Anket Sonuçları

İzleyiciler önünde bir iş yapmak ya da konuşmak sizde korku/kaygı yaratır mı?

hiç
hafif
orta
şiddetli

     
logooo
Anket Sonuçları
 
 

Istatistikler
Günlük Ziyaret
64
Toplam Ziyaret
534629
Şu Anda Online
1
altcizgi
Toplam Üye
1018
altcizgi
 
Haber Listemiz
E-Posta Adresiniz :
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.